Rasidi-Tarikati
 
Rasidi-Tarikati
ANASAYFA ZiKiR EVRADI SiLSiLE SALAVAT GENEL BiLGi ADABLAR GALERi VAAZ
Rasidi-Tarikati Raşidin Yolu

Raşidi Tarikatı - Raşidin Yolu - Raşidin Çizdiği Yol - Nedir ? Kurucusu Kimdir - Edeb Ve Adablari Nelerdir?

Raşidi Tarikatı - Raşidin Yolu - Raşidin Çizdiği Yol - Nedir ? Kurucusu Kimdir - Edeb Ve Adablari Nelerdir?


Raşidi Tarikatı Kurucusu Kimdir : Başağaçlı Raşit Tunca - Karoglan Hoca
Kurucunun Kisa biyografisi : Başağaçlı Raşit Tunca - Karoglan Hoca Kimdir? Biyografisi
isim : Raşit Tunca
Göbek ismi : Selim
Soy Lakabı : Haceliler
Nickname : Karoglan veya Kar©glan ve imageman
Baba ismi : Mustafa
Anne ismi : Rabia
Dogum : 1970 Başağaç
Eğitim:
ilkokul : 1976 -1981 Başağaç
Ortaokul Lise : 1981 -1988 Sandıklı İmam Hatip Lisesi
13.06.1988 de 8.25 Diploma notu iyi derece ile Mezun oldu.
Yüksek Okul Üniversite : 1988 -1989 AÜHF - AYO
1989 da üniversiteyi 2. dönem sonunda yarım bırakıp terketti, ve 1989 yazında Avusturya ya Seyahati.
Mesleki Eğitim : Elektrik Teknisyenliği EBT ve EIT Sigmundsherberg Austria
Lehrabschlussprüfung : Elektrobetriebstechniker 25.01.2006 mit bestanden - Landesberufsschule Wiener Neustadt
Lehrabschlussprüfung : Elektroinstallationstechniker 24.06.2006 mit bestanden - Landesberufsschule Stockerau f Elektrotechnik
Öksüz:
1988 de Babasının vefatı
Ankara:
Yüksek Okul Eğitimi için Ankaraya gitdi. ilk defa bir akrabasının yanında Keçiören gazino durağı ile şose durağı arasında bir apartmen de ~ 3 - 4 hafta kaldı.
Sonra paralı özel yurt 'RESA' yurdunda Ulusda kaldı.
Daha Sonra Balgat taki Devlet Paralı Yurdunda kaldı.
Aile:
1990 senesi sonunda Evlendi.
2 Tane Çocuğu var biri Oğlan biriside Kız.
HAC ve UMRE :
1997 de Hac ve Umre ziyaretini Annesiyle birlikte Yaptı.
Dini ve Tasavvufi Hayat:
1991 senesinde Tarikatı Burhamiye ye intisab etti.
1992 de Nakşebend Tarikatına intisab etti.
~ 2003 -2004 arasinda Dusukiye Tarikatına intisab etti.
Halen Tasavvuf Yolunda "Only" Devam ediyordu ki sonudna bir yol (Tarik) olmanin, yol çizmenin önemini farketi ve, Raşidin kendi gittiği ve Çizdiği Yol olan, Raşidin Yolunu, Raşidi Tarikatını kurmaya karar verdi. Senelerden 2016 aylardan Ağustos.
Avusturya:
1989 da Avusturya Taş ocağında işci oldu (Wiener Baustof Werke).
Daha Sonra Firmasi iki defa el degiştirdi Poschacher Natursteinwerk oldu.
daha sonra Taş ocağından Çıkışını aldı.
Iki defa, yaklaşık altışar ay Büyük Kasap " Gresinger"de çalıştı.
Mesleki Eğitim yaptı ( Ausbildung Elektrobetriebstechniker) mezun oldu ve sonrada "Installationstechniker" sınavına girdi ve kazandı mezun oldu.
Liesing Firmalarda Elektrik Teknisyeni olarak çalışdı.


Tarikatin Özelliği : Mevsim Tarikati yani günlerin, aylarin, gecelerin, gündüzlerin, nurun, ve ziyanin, ve mevsimlerin devaren ettirilmesini talim eden, bir yol ve tarik ve usul.

Kuruluş Sebebi ve Prensibi :

"River" Nehir ile yarışma, Nehir ile birlikte koşamazsın, o seni hep yener, çünkü sen yorulursun, amma o yorulmaz.
(Karoglan sözü 05.09.2016)

yukardaki söze açıklama : muhammed misyonu, ibrahim misyonu, kominizm misyonu, gibi bir misyon akıp gelen bir nehir gibidir, onlarin binlerce askeri vardır, sen yalnız başına onlarla yarışamazsın, onlar hep yener kazanır, çünkü onlar bir grup, o yüzden bir grup, bir tarikat olmak lazımdır, yalnız asker tek atlı araba gibi, grup 10 askerse 10 atlı araba gibidir, o yüzden raşidi tarikatını kuruyorum seven ardımıza takılsın.

Raşit - Raşid - RAŞiD - رَاشِدٌ isminin anlamı : رَاشِدٌ Raşit Raşid RAŞiD

Anlamları:
1. Doğru yola giden
2. Akıllı
3. irşad edip öğreten
4. Öğretmen
5. Baş Öğretmen
6 . Öğreten eğiten Allah
7. Öğretmen olan Allah
8. Olgun , Kemaline Ermiş ,Yetişkin, genc delikanli

MÜRŞiD : Egitici ,şeyh, mürebbi ,terbiyet edici, ögretici, ögretmen, Baş Öğretmen.

Raşidi Tarikatının Amacı ve Gayesi :
Başağaçlı Raşit Tunca - Karoglan Hocanin Hakkalyakin veya keşfen bilip yaşadiklarini, bir cemaate ve gruba ögretip, misyonunun, (Level in) ondan sonrada devam ettirilmesi.
Esteuzubillah

 

وَسَخَّرَ لَكُم مَّا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ جَمِيعًا مِّنْهُ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ لَّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Esteuzubillah

Ve sahhara lekum mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ardı cemîan minhu, inne fî zâlike le âyâtin li kavmin yetefekkerûn.

Meali :
Ve göklerde ve yerde olanların hepsini kendinden (bir lütuf olarak) size musahhar (emre amade) kıldı. Muhakkak ki bunda, tefekkür eden bir kavim için mutlaka âyetler (ibretler) vardır.

CASİYE Suresi 13. ayet

 

وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلاَئِكَةِ إِنِّي جَاعِلٌ فِي الأَرْضِ خَلِيفَةً قَالُواْ أَتَجْعَلُ فِيهَا مَن يُفْسِدُ فِيهَا وَيَسْفِكُ الدِّمَاء وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَ قَالَ إِنِّي أَعْلَمُ مَا لاَ تَعْلَمُونَ

Ve iz kâle rabbuke lil melâiketi innî câilun fîl ardı halîfeten, kâlû e tec’alu fîhâ men yufsidu fîhâ ve yesfikud dimâe, ve nahnu nusebbihu bi hamdike ve nukaddisu lek(leke), kâle innî a’lemu mâ lâ tâ’lemûn.

Meali : Ve Rabbin meleklere: “Muhakkak ki Ben yeryüzünde bir halife kılacağım.” demişti. (Melekler de): “Orada fesat çıkaracak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Biz Seni, hamd ile tesbih ve seni takdis ediyoruz.” dediler. (Rabbin de): “Muhakkak ki ben, sizin bilmediklerinizi bilirim.” buyurdu.

Başağaçlı Raşit Tunca - Karoglan Hocanin Hakkalyakin veya keşfen, insanoglunun yerüyünden kainati idare edebilcek bir güce sahip oldugunu bilip, ve bu konuda bazi tatbikler yapinca, ve bunu devam ettirecek, ve ilerde dahada geliştirebilcek kivamda, yol arkdaşlari, tarik mensublari aramasi, ve bildiklerini, yetenekli ve ögrenip yaşamak isteyenlere anlatma istegi ve gayesi sebebiyle kuruldu. ve amaci ve gayesi sadece, insanin, yeryüzünün ve kainatin halifesi oldugunu bizzat, hakkal yakin insanlara ögretmek.

 

وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ لَيَقُولُنَّ اللَّهُ فَأَنَّى يُؤْفَكُونَ

 

Ve le in seeltehum men halakas semâvâti vel arda ve sehharaş şemse vel kamere le yekûlunnallâhu, fe ennâ yu’fekûn.

Ve muhakkak ki "Gökleri ve yerleri kim yarattı, Güneş ve Ay’ı kim (size) musahhar (emre amade) kıldı?" diye sorarsam mutlaka, "Allah" derler. O halde o misyonun, size yükledigimin kiymetini bilip, ona sahip cikin, yüklenin onu artik ,yani kainati yönetin artik.

ANKEBUT Suresi 61. ayet

ve vaaz sohbetleriomizin birinde dedikki :

Ey insanlik görmezmisiniz
Güneşin feri yok, bu sene nerdeyse bizde yaz bile olmadi .
yani güneş işigina arapca Dziya
ضي

denilir.yani Ziya sizin anlaycaginiz ziyanin yani glow un yani
güneş işiklarinin yansimasi azalmiş yeni vaazimizin konusu alfa beta
gama işimasi yani radyoaktivite, kisacasi güneşimizin ziyasi tükenmiş
malesef son ziyalar bitmek üzere yani ey insanlik kimse ikizler burcu
cocuk yapmak istemiyor galiba cünkü ikizlerin kadini doyumsuz olabilir
dedik diye kimse ikizler cocugu yapmaya yanaşmiyor ve böylce güneşimizin
hic erkek ziya bebeleri, dişi ziya olmaz fakat ve ikizler burcu
kalmamiş, ve kadin ikizler ve erkek ikizler cocugu kalmamişki
güneşimizin ziyasi bitmek üzere, olanlarda göcer ise ziya kalmaz . aaa
ben size ne diyen a lafi kicindan anlayan ahmaklar, Allah 12 ay koymuş
12 burc varsa 12 burcunda eşit şekilde dagilmasi lazimki bu güneş
sistemimizde her şey rayinda yüzsün, birisi biraz azalsa da fazla olsada
denge bozlur. mesala neptun bebeleri azalsa nuh bebeleri azalir ve su
ve rahmet kesilmeye başlar,neptün bebelri cogalirsa bu sefeerde
taskinlar olur seller olur,jüpiter azalsa keciler azalir yakub bebeleri
azalir yine olmaz. herkes tohumu atarken öyle ayarlama tohum atmaasin,
lütfen kadere kirkbeş deyip atsin tohumunu, ve özellikle ikizler bebesi
yapin yani. ikizler babasi olcaklar şimdi tohum atcak olanlar, şimdi
dikilen tohumlar mayisda haziranda filiz vercek, haydi gec kalmayin ziya
isimli cocuklar , tohum atin lütfen, yoksa bu güneş yemin olsun sönerde
karanlikda kaliriz.

hemde Ziyayi hapse atmişlar, yani ziya hapisdeki böyle feri yok,
doguyar amma isitmiyor. hanim bu yazdan beri camaşir serdiginde diyorki
güneşin feri yok kurutmuyor diyor, yani bir nakşi büyügü demişki bizim
sizlere verdigimiz feyizi eger muhafaza edebilseniz bu size kiyamete
kadar yeter demişler yani feyz veya füyüzat veya ziya alfa Işıması yani
güneşimizden bizlere gelir ve Muhammed yazili kuran ise ve kuran
kainatin yazilimi ise Muhammed kainat ve güneşimiz iki cihanin güneşi
muhammed mustafa, ve bizler güneş bebeleriyiz yani muhammedin
parcalariyiz. ve güneş sistemimizin icindeki her bir özellik o sistemin
işlevi icin gerekli ve her cibilliyat bir peygamber grubunu temsil eder
demişdik dah önce, ve keciler oglak buralari şuayb ve yakup cocuklari
dedik, ve onlarin azalmasi yani jüpiter burcunda doganlarin azalmasi o
cibilliyati taşiyan sebze, meyva, hayvan, insan ne varsa azaldi
demekdir. ve cimento yoksa harc nasil olmazsa, yahut cimentosu az bir
harc ile yapilan duvar, nasil saglam olmaz ise hepsinin dengeli olmasi
lazimdir. ve amma herşeyin fazlasida zarar azida zarar. lütfen insanlar
aralarinizda konuşun kaynaşin, ve ikizler bebesi yapin. muhammed ikizler
burcudur yani MuhaMMed de üc tane mim vardir yani M harfi latince ikizi
temsilm eder ve yine MeryeM de iki tne M var yani onda ikizler burcu
vardir yani Yine HAVVA da iki tane V veya Hawa yazarsak oda teers ikiz
demekdir. ve ziya güneşimizin parcacigidir yani partiküllerirdir. yani
foton enerjisi.Radyoaktivite

α (Alfa) ışıması: İki
Nötron ve iki protondan meydana gelen, +2 yüklü bir Helyum çekirdeği
yaymaktır. Bu ışıma sonucunda, proton ve nötron sayıları 2'şer birim
azalır. Bu tanecikler +2 yüklü oldukları için elektromanyetik çekime de
yakalanırlar. Bu ışımaların durdurulması çok kolaydır. Örneğin bir
kâğıt yaprak bile yeterli olur.

Peygamberimizin ziyasini devam ettirmesi icin güneşimizin alfa işimasi yapmasi gerekir. ve alfa simgesi budur α
ve bizler muhamedin eeli beyti olarak yani güneşimizin cocuklari olarak
alfa işimasi yapmamiz lazim demekdir bu. ve alfa işimasi demek her
yaptigi işinde alfa hareketi yapmakdir. bunun birkac örnegini
gösteriyorum resimlerimde, 

Bu bir alfa oturuşu yani mehdi oturuşu

yani fircanizi tutarken serce parmagin arasindan gecirmek ile
yine alfa yansimasi yaparsiniz,

yine el yazisisi ile yazi yazmak demek ve özellikle harflerine
alfa işareti koymak demek, yine yazarken alfa işimasi yapmaniz demek, 

yine misvak öyle, bu peygamberin sünneti
ile sabittir, onun yani Muhammed Mustafanin misvak tutuş sistemi bu
şekildedir.

Bu bir alfa oturuşu yani mehdi oturuşu

eger ayak ayak üstüne atarsanz, bu alfa oturuşu demek olmaz yalnişdir o oturuş.

yani fircanizi tutarken serce parmagin arasindan gecirmek ile
yine alfa yansimasi yaparsiniz, yine misvak öyle, bu peygamberin sünneti
ile sabittir, onun yani Muhammed Mustafanin misvak tutuş sistemi bu
şekildedir.yani muhammed hep alfa yansimasi yapmişdir.

demişdık ve böylece sizlere ilk defa kainatın ve güneşin ziyasını bile bizler tarafından yönetilbilcegini bizzat hakkal yakin ögrettik, ve binlerce insan bu oturuşu ve duruşu cok benimsedi, hatta tiryakisi oldu da, artık vazegecemez oldular, ve böylece bu sene sıcak bır yaz gecirdik ziyası bol bol bir yaz gecdi ve artık sonbahara geldik ve ve birkac gün önce kendi aileme ve cocuklarıma tenbihledimki artık sonbahar geldi ve yaprakların sararması ve soguklarin gelmesi icin buziyanin azalmasi şart, o yüzden artık ziya hereketi olan alfa oturuşu ve dıger alfa herketlerini terkedın dedim yanıi mehdi oturuşunu şimdilik terkedin dedim ve islamda terki terke diye birşey vardır,

Tasavvufdaki Terki Terk Nedir?

 


وَذَا النُّونِ إِذ ذَّهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ أَن لَّن
نَّقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادَى فِي الظُّلُمَاتِ أَن لَّا إِلَهَ إِلَّا
أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ

Sadakallahul Aziym Enbiya Suresi 87

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve zennûni iz zehebe mugâdıben fe zanne en len nakdire aleyhi
fe nâdâ fiz zulumâti en lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez
zâlimîn.

Sadakallahul Aziym Enbiya Suresi 87

Meali:

Ve Yunus Dediğim olmuyor diye Gadablanip kizmiş ve gitmişdi ve
Karanliklarin icinden şöyle seslendi: " O ndan başka ilah olmayan Allah
Hakkı için, Muhakkak ki Ben, Zulüm ve Karanlığı, Kötülüğü Seçenlerden
oldum.

Sadakallahul Aziym Enbiya Suresi 87

Allahümme Salli ala Muhammedül Vaadül Emin,
Allahümme salli ala Yunuse Vadehu bil Avdeti
Allahüüme salli Ala Mehdi Zamanül Emin vezzamanul Avdeh.

Yolculugumuza başliyoruz :

Gecen sene yazdik ki güneşimizin ziyasi azalmiş, güneşimiz iki
cihanin güneşi Muhammed Mustafa, güneşimizin ziya yaymasi icin alfa
hareketi yapardi, ve onun sünnetiydi diye anlattik. ve ikizler bebesi
dünyada azalmiş, eger böyle olursa güneşimiz söner gider, ve bu yüzden
ikizler bebesi yapin, ve ikizler bebesi icinde, her amelinizde
fiilinizde sözünüzde alfa dalgasi yayin dedik, ve sizlere alfa oturuşu
ve alfa hareketerinden örnekler vermişdik. ve sizleer ne güzel mehdi
askerlerisinizki alfa oturuşu ve herketleri o kadar yayildiki,
elhamdülillah bu sene kadar ziyasi kuvvetli ve sicak bir yaz olmadi ,
hepinize aferin, sizler ne güzel mehdi askerlerisiniz böyle, tamam artik
terki terk etme zamanidir, ve her evden en az bir şahis, artik alfa
hareketi ve oturuşu yapmayi terkediversin, yapmak sünnet ve sevap oldugu
kadar, teketmek de evla ve sünnet ve gerektiginde mucib olandir. artik
bu kadar sicak ve ziya herhalde yeterlidir artik, biraz biraz terkedelim
amma yine garerince kalcak kadar terkedin, tamamen terketmeyin. ve
artik sicaklar biraz biraz bizi terketsin serinlesin ortalik.

Tasavvufdaki Terki Terk Etmek Nedir : Terketmek
mesala Peygamberin abdestli gezme sünnetini aldin tuttun, ve artik o
hale geldinki, abdestsiz adim atmaz oldun, ve sonunda öyle bir noktaya
gelirsin ki, artik o terkettigin abdestsizce gezme olayina tekrar
dönmene, ve abdestsizce gezivermen, senin tekrar abdestli olmayi
terkedivermendir. önce abdestsizligi terketmişdik ve birinci terki
teketmişdik ikinci terk ise o terkettigin şeyi terkedivermendir.
sebebine gelince mesala mevsimler ilkbahar ile başlar ve ilkbaharda
bütün renkler yerini, hayat ve Hay ve diri olan Allahin sifati ile, yeni
bir can bulmak, ve haşrolmak toplanip bir bedene yol almak olan, yeşile
birakir. ve başka renkler terkedilir ve onlarin yerine yeşil tercih
edilir ve ilkbahar olur. sonra ilkbahar biterken bizlerin, yeşil bugday
yerine, sari ermiş bugday icin, yine yeşil erik yerine, ermiş erik, yine
ham karpuz yerine, ermiş karpuz icin, kirmizi sari ve turuncu rengi
tercih etmemiz lazimdirki, yaz olsun ve yaz mevsiminin rengi kirmizi ve
beyaz ve ateş sarisi ve saridir aydinlikdir yani bütün renkleri bariz
eden aydinlik tercih edilir. ve yaz bitince bu sefer, daha cok sari ve
sararma solma ve ölme, ve kahvrengi tonlari yani, camur rengi tercih
edilir, yani ölüp topraga karişma, hadisesi oldugundan toprak rengi,
yani camur rengi revacdadir, ve diger renkler rengini ölümün rengi
toprak rengine birakir kahverengi ve tonlarina, sonra sonbaharda
bitince, kış gelmesi icin, karanlik ve zulümet rengi siyah ve gri tonlar
tecih edilip, bütün renkler renklerini gece rengine birakir kendini, ve
sonbahardan kışa gidecek olanin tercihi, zulum ve karanlik olmalidir,
bunun bir nevi aciklamasini daha önceki sohbetlerde yapmişdik, mesala
kisa bir hatirlatma: dünyada kötüler yok edilip bitirilmez ve winter kış
icin gecenin koyu oldugu zaman, ve burclari winter kış burcu olanlara
zamani birakmak icin, işde karanlik ve gece yani kötülük bir nevi galip
gelmeye başlar, yaz demek ise iyiler, iman ve müminlerin galip olmasi
demekdir demişdik. ve yunus efendimiz vahdeti vücut seviyesine cikinca o
terkettigi bütün reklerden gecip zulumeti secmek zorunda birakilmiş, ve
hani insan dertlere ve cilelere, kötülerin cilesine ve zararina maruz
kalinca, bende bundan sonra zalim olcan anasina satan, "bu dünyada deveye dikken insana tiken geciyor" deyip
artik iyi olamanin fayda etmedigini görünce yazdan kişa gecildigini
görünce, bunlardan kurtulmak icin bir an sitem edip bende kötü olmk
istiyon denir ya, işde o sitem hali ile yunus efendimiz vaadinden avdet
edip, sözünden cayip "artik bende zulümeti secdim, bende kötü olcan" demiş.
amma yunus baligi zalim olamazki ne kadar sevecen bir balik, ne kadar
dost canlisi bir balik degilmi, ondan kim kötülük beklerki, yunusa kötü
ol deseler ancak belki sadece birazcik ciddi durabilir, yine gülümser
yine sevecendir, o kötü olamazkine, amma demiş Hz Yunus efendimiz
ninovalilara sitem edip bende zalim olcan deveye diken ... demiş yani.
yani ona terki terketmesi ögretilmiş bütün mesela sadece bu. yani sadece
iyiler iyi degildir bazende kötülük iyidir, yani gece hic olmasa hep
gündüz olsa, ne zaman yatip dinlencez, hep yaz olsa suyumuz nerden
gelcek, suyumuzun akip geldigi daglara kar nasil yagcak degilmi, bu
dünyanin carki nasil döncek degilmi yani. iyilerinde hayatinda bazen
kötü olabilmesini ögrenmesi lazim, dünya cok cetin. ve yine kötülerinde
hayatta iyilik nasil bir tatdir nasil bir zevkdir, iyilik yaptirilarak,
aynen hz süleymanin şeytanlari dalgic yapip, caliştirarak bir işe
yaramasini ögretmesi, bunun icin olup, kötülerede iyilik lokmasi
yedirmekdir yani, iyilligin nasil güzel bir lokma oldugunu onlara da
tatdirmakdir.

---oOo--

Halbuki Nakşibendi adabinda bu terki terk yalniş yorumlanmiş ve demişlerki

Der tarik-i Nakşibendî lâzım âmed çâr terk:

Terk-i dünya, terk-i ukbâ, terk-i hestî, terk-i terk

Terk-i dünya: Dünya menfaati için iş yapmamak, dinini dünyayı toplamakta, kazanç sağlamakta kullanmamak.

Terk-i ukbâ: Ahiret sevabı
hesabıyla da bir bezirgan zihniyetiyle hareket etmemek, cenneti ve
nimetlerini, ilahi cemali temaşa için terkedip Allah’ın rızasını,
hoşnutluğunu gaye edinmek.

Terk-i hesti: Kendi varlığını da terk edip Hak da fâni olmak.

Terk-i terk: Bu terklerin zihnine yerleşip de ben ne fedakar insanım diye bir duyguya kapılmamak, onun da unutmak.

---oOo---

Halbuki kapi kuran ve ve Hz yunus ve duasi olan o yukardaki resimdeki ayet varken

bunu böyle yorumlayip ve dervişlik dünyayi ahireti terkdip
izdivaya cekilmek diye yorumlayan nice şeyhin sanan ahmaklar birde
cukura girip sanki cukura girince ölümü anlayacak gibi, dünyayi terketme
ilhlasini kazanmak icin, cilehane dedikleri cukura girmeyi yeglemişler,
halbuki cukura girmek ile dünyadan gecilmez, daha cok dünyaya sarilmaya
sebeb olur. ölümün korkutuculugunu, topraga girmenin vehametini gören,
dünyadan vazgecebilirmi, ahmak şeyhler ahmak sofiler, sen ateşin
yaktgini farkdince ateşi sevip icine girmeyi mi istersin, yoksa ateşden
kacarmisin? bu ne ahmaklik, cocuga bile cıs dersin cıs dersin ateşi
anlatmak icinde, o anlamaz, en sonunda elini soba borusuna degdiripde
yakinca, ateş ne demek anlarda, bir daha soba borusuna varmaz, sen bu
kadarmi ahmaksin ki topragin icine gömülmenin ölmenin bu kadar
vehametini, cukura girip görünce, insan ölmü + sevebilirmi, ahmak
cocugun ateşden kacdigi gibi, nefsin ölümden kacmak ister durur o
zaman, ve hayatin zehir olur ondan sonra.

Hic bir peygamber cilehaneye girmemişken, sen yusufun girdigi
hapsi cilehanemi sanirsin, hayir o cilehane degil yusufun isminde iki
harf olan iki "UU"su, ve iki "u" daki iki kuyu, biri üstü örtülü kuyu,
zindan kuyusu, bir digeride alti örtülü kuyu yani atildigi gercek su
kuyusu, yani YUSUFDAKI iki U harfinin ondaki canlanmiş hali yani.

oysaki muhammed "nefsininizinde üzerinizde hakki var"
demişdir . kim diyor sana öyle çile haneye gir, dünyayi terket, yeme
icme riyazet yap diye, hangi peygamber yapmişda, sen böyle bir yalan
uydurdun, senin böyle yaparak elde ettigine peygamber ve islam ahlaki ve
kermet ve mucize degil, ancak istidrac denilir. yani zor ile mal
gaspetmek gibi insanin yapabildigi yetenekler belli, ahmet mehmet
yapamazken, sen nasil yapiyorsun bu keramet benzeri sihirli işleri, yani
bedeni zorlayarak yani mesala aslani teerbiyet ile sanki anlarmiş gibi
konuşturmak veya bir fiili yapmasini ögretmek, halbuku o yaptigin
terbiyet degil, onun yiyeceginin öyle verilmesi sebebiyle, onun onu
yapmaya zorlanmasindan başka şey degildir. ekmek et hatirina maymunluk
yapan aslan kaplan demek olur. yani buna kim ben aslani kaplani terbiyet
ettim derse, ben onun ta agzinin ortasina kocamanca .... emi, ahmak
insan, Aslanin tabiatinda konuşup Allah demek varmi, sen ben gibi yahut
bisiklet sürmek varmi, yahut senin hatirina sana gösteri yapmak varmi .
işde kiyametinde zamani ve saati olmasina ragmen, ahmak insanoglunun,
Allahi kiyamete zorlamak diye bir söylem geliştirmeside böyle birşey, ve
herkesin birbirne olan bagi ve netzi sebebiyle bir yeri yikmak ve
Allahi zorlamk tabiri ile, orayi yikan, başka bir yerde onun ziddi bir
güzellige sebeb olmakda, yine iyilik yapan biride onun ziddi olan
biryerlerde kötlük olmasina sebeb olmakda. halbuki dünyanin bir yeri
gündüzken, biryerinde karanlik ve gece galip ise, o zaman iyiligi
kovalamak, gecenin gelmesinemi sebeb olur, iylik kovalandikca
kacacakdir, gecede onu takip edecekdir, ve iyiligin kovalanmasi, ancak
mesela iyilik türkiyede ise, kovalaninca doguya gitse, arabistana varir,
ve gece ve kötülük ise onun yeri türkiyeye gelir, ordanda kovalansa, bu
sefer iyilik hindistana gider, eger doguya giderse, bu sefer kötülük ve
gece türkiyeyi birakip, onu takip edebilmek icin, arabistana gecmesi
lazimdir, yani gece gündüzü kovalar, yazda kışı, ve ne o ona galip
gelebilir, nede o ona. zaman geliri 21 Haziran olur, gündüz galip gelir,
ve ertesi gün ise yerini geceye birakmaya başlar, ve taa 21 Araliga
kadar gece yavaş yavaş galip gelir, 21 Aralik gelince, gece tamamen
galip geldim sannederken, ertesi gün artik yerini gündüz ve aydinliga
birakmaya başlar. yani kimse Allahi öyle kiyamete falan zorlayamaz.
Dünyayi durdursan bile, bir yani gece, bir yani yine gündüz olcakdir
"zoooone" cikiş yok burdan yani.

Allah hayir ile şerri zevc olak halketmişdir. terazinin iki
kefesi gibi, biri inince digeri cikar, digeri inince digeri cikar, vusta
yol onlari ortada tutabilmekdir. ortada durunca ilkbahar veya sonbahar
olur. hafif ağir taraf, veya hafif yeğni taraf olarak.onlarda sabit
degildir, ve yunusa kötü olmasi zulümu secmesi, terki terk etmesi
ögretillmişdir, ve görevi terkeden peygamber, sözünden cayan peygamber
olurmu, evet var, ve Allahin takdiridir bu da, vaadine avdet eden
peygamber, hz yunus. yani cok iyi olma biraz kötü olmasini da ögren
iyileri kandiran cok olur herkese herşeye evet dme hayir demesinide
ögren, veya ayet ile sabit "öyle cok cimride olma, veya cok eli acikda
olma" , diyor Rabbim, bir temsili misal olarak al bunu, bütün hayatina
ve fiillerine, amellerine ve emellerine uygula.

 

وَلاَ تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً إِلَى عُنُقِكَ وَلاَ تَبْسُطْهَا كُلَّ الْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُومًا مَّحْسُورًا

Sadakallahul Aziym isra Suresi 29

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve lâ tec’al yedeke maglûleten ilâ unukıke ve lâ tebsuthâ kullel bastı fe tak’ude melûmen mahsûrâ

Sadakallahul Aziym Enbiya Suresi 87

Meali:

Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.

Sadakallahul Aziym Enbiya Suresi 87

Vusta yol azizim vusta yol.

Ben tam delikanlilik vaktimde tirpan bicmesini ölgrendim, o zamanlar imam hatip altinci sinif falandim.

ve birgün tirpan bicip gelirken beni görenler bana özenmiş ve
bir kadin dediki sen okuyorsun amir memur olacaksindir, netcende tirpan
biciyorsun dedi, bende Dedim "ögrenende karnimda dursun" dedim cok
hoşuna gitdi.

yani sizler ey mehdi cemeati!,

öyle cok uslu kuzu koyun olmayin, bazen dişlerini gösteren bir
kurt olmasinida ögrenin, biraz kötü olmasinida ögrenin, ve karninizda
cebinizde dursun o ögrendiginiz. kötü olmayin amma, size bir kötülük
yapmak isteyen olursa, cikarin cebinizden karninizdan o kurt halinizi ve
kendinizi savunun, o zaman size kötü olmak nede yakişir, kendini,
islami, iyiligi ve mehdiyi savunmak icin kötülerden oluvermek.


VE ARTIK ZiYAYI TERKEDiP yavaş kötü ve karanlik olma zamani ve bu vakitler dedik önce sünnetler kacmaya başlar amma bu sünnet namazdaki sünnet ammda yapatig iz başka bir sünnet, sonra bir vakit farz kacar, sonra iki vakit, derken birde bakmişsin birkac günlük farz namaz kacmiş, ve taaaki bu eksi -31 olunca, yani 31 tane namaz kacinca, sonbahar girdi demekdir, amma kacdi diye öyle birakamayip, ardina kaza etmek lazimdir.


Raşidi Tarikatının Zikir ve Evradi Varmidir Nerden Temin Edebiliriz


RAŞiD'iN ZiKiR EVRADI V-PRO8-6 V281220161705 ÇIKDI - Hemen indir - Bedava indir

 

 

 
Rasidi-Tarikatina Euzu Besmele

Raşidi Tariqatında "Euzu Besmele" Zikrinin Sebebi ve Hikmetleri Nelerdir?

"Allah âdın zikredelim evvelâ
Vâcib oldur cümle işde her kulâ
Allah âdın her kim ol evvel anâ
Her işi âsân ider Allah anâ
Allah âdı olsa her işin önü
Hergiz ebter olmaya ânın sonu
Her nefesde Allah âdın di müdâm
Allah âdıyle olur her iş tamâm
Bir kez Allah dese aşk ile lisân
Dökülür cümle günah misl-i hazân
İsm-i pâkin pâk olur zikr eyleyen
Her murâda erişür Allah diyen
Aşk ile gel imdi Allah diyelim
Dert ile göz yaş ile âh îdelim
Ola kim rahmet kıla ol pâdişah
Ol kerîm-ü ol rahîm-ü ol ilâh
Birdir ol, birliğine şek yokdürür"

(Mevlidi Şerif den Pasaj Müellifi Merhum Süleyman Çelebi)

Raşidi Tariqatında, "Euzu Besmele" Zikiri 10. Sinif sofilere kadar günde 100 defa zikredilir, 10. sinifdan sonra zikirilerimizi ezberleyen sofiler, artik mevsim zikri cekmeye hak kazanan sofiler, günde 200 defa "Euzu Besmele" Zikiri cekerleer, yani süleyman celebinin mevlidinde dedigi gibi, eger bir işe besmele ile başlanirsa, o işin sonu asan ve hasen son bulur , güzel son bulur, eger besmel ile başlanmazsa, o işin sonu kesik, yani ebter olur,

882- Hz. Enes ( R.A) anlatıyor: "Resülullah ( aleyhissalâtu vesselâm) bir gün mescidde iken hafıf bir uyku kestirmesi yaptı, sonra gülerek başını kaldırdı.
Kendisine:

"Ey Allah'ın Resülü, niçin gülüyorsunuz?" diye sorulunca:

" Bana az önce şu süre nazil oldu" deyip besmele çekti, sonuna kadar Kevser süresini okudu:

"Bismillahirrahmanirrahim, Ey Muhammed! Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir. Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes. Doğrusu adı sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir" ( Kevser 1-3).

Resûlullah kıraatı tamamlayınca sordu: "Kevser'in ne olduğunu biliyor musunuz?"

Biz: "- Allah ve Resûlü bilir" dedik.

Resûlullah ( aleyhissalâtu vesselâm) açıkladı:

"Bu bir nehirdir. Rabbim onu bana vâdetmiştir. O nehir üzerinde pek çok hayırlar var. Bu bir havuzdur da. Kıyamet günü ümmetim onun başında ( su içmek üzere) toplanacak. Bu havuzdaki maşrapalar gökteki yıldızlar kadar çoktur. Derken içlerinden bir kul çıkarılıp atılacak. Ben müdâhale edip: "Ey Rabbim ( onu niye atıyorsun) o benim ümmetimdendir?" diyeceğim. Ancak Cenab-ı Hakk: "Bunlar senden sonra ne bid'atler işlediler senin haberin yok" diyecek."
Buhârî, Tefsir, İnnâ a'taynake'l-kevser 1, Rikâk 53, Müslim, Salat 53, ( 400); Tirmizî,Tefsir, Kevser

( 3357), Ebü Davud, Sünnet 26, ( 4747, 4748 ); Nesâî, Salât 21, ( 2,133,134).

o yüzden işde bzim tarikimize giren en acemi sofimiz dahi, günde 100 defa euzu besmele cekerki, bu demek olur ki, olurda olur insan bazi işlrinde besmele cekmeyi unutur, ve öyle olunca, yahutta adamda, kadinda, bir işe başlarken besmele cekmek ahlak halini almamişdir, ve öyle olunca, bu cekdigimiz "euzu besmele" zikirlerimiz işde, besmlesini o unuttugumuz, işlerin başina gelmesi niyeti ile okunur. ve en zayif sofi, günde yüz işinde amelinde önce besmele cekmiş olur, ve 10. sinif sofiler ise, günde en az 200 işinin başinda besmle cekmiş olur velhasil kelam, niyetenizi öyle tutarak, bu "Euzu Besmele" Zikirinize gayret gösteriniz.



Euzu ve Besmele Hakkındaki Ayetler

Kur’an okuduğun zaman o kovulmuş şeytandan Allah’a sığının. (NAHL Suresi 98. ayet)

Eğer şeytandan bir kışkırtma seni dürterse, sana bir dürtü gelirse, hemen Allah’a sığın. Muhakkak ki O; işitendir, bilendir. (A'RAF Suresi 200. ayet)

Şüphe yok ki Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman iyice düşünürler (derhal Allah’ı hatırlarlar da) sonra hemen gözlerini açarlar. (A'RAF Suresi 201. ayet)

Hud / 41. ( Nuh) dedi ki: "Gemiye binin! Onun yüzüp gitmesi de, durması da Allah'ın adıyladır. Şüphesiz ki Rabbim çok bağışlayan, pek esirgeyendir."

Neml / 30. "Mektup Süleyman'dandır, rahmân ve rahîm olan Allah'ın adıyla ( başlamakta) dır."

Maide / 4. Kendileri için nelerin helâl kılındığını sana soruyorlar; de ki: Bütün iyi ve temiz şeyler size helâl kılınmıştır. Allah'ın size öğrettiğinden öğretip avcı hale getirdiğiniz hayvanların sizin için yakaladıklarından da yeyin ve üzerine Allah'ın adını anın ( besmele çekin). Allah'tan korkun. Allah'ın hesabı pek çabuktur.

En’am / 118-119. Allah'ın âyetlerine inanıyorsanız, üzerine O'nun adı anılarak kesilenlerden yeyin. Üzerine Allah'ın adı anılıp kesilenden yememenize sebep ne? Oysa Allah, çaresiz yemek zorunda kaldığınız dışında, haram kıldığı şeyleri size açıklamıştır. Doğrusu bir çokları bilgisizce kendi kötü arzularına uyarak saptırıyorlar. Muhakkak ki Rabbin haddi aşanları çok iyi bilir.

Besmele ile ilgili hadisler

1925 - İbnu Abbâs ( radıyallâhu anhümâ) demiştir ki: "( Hayvanı keserken) besmele çekmeyi bir kimse unutmuşsa bunun bir mahzuru yoktur. Ancak kasden terketmiş ise, kesilen yenilmez."
Rezin'in ilâvesidir.


1937 - Hz. Âişe ( radıyallâhu anhâ) anlatıyor: "Resülullah ( aleyhissalâtü vesselâm)'a soruldu: "Halk bize et getiriyor, kesilirken besmele çekilip çekilmediğini bilmiyoruz, ne yapalım?"
"Siz besmele çekin, yiyin!" cevabını verdi."
Buhâri, Sayd 21, Büyü 5, Tevhid 13; Muvatta, Zebâih 1, ( 2, 488 ); Ebü Dâvud, Edâhi 19, ( 2829); Nesâi, Dahâya 39, ( 7, 237).


2225 - İbnu Abbas ( radıyallâhu anhüm ) anlatıyor: "Resülullah ( âleyhissâlâtu vesselâm) buyurdular ki: "Suyu deve gibi bir solukta içmeyin. İki-üç solukta ( dinlene dinlene) için. Su içerken besmele çekin. Bitirince de Allâh'a hamdedin." Tirmizî, Eşribe 13, ( 1886).


2606 - Yine Nesâî'de Hz. Câbir ( radıyallâhu anh)'den gelen bir rivayette şöyle denmiştir: "Teşehhüdü, Kur'an'dan bir sureyi öğrendiğimiz gibi öğrendik. Şöyle ki: "Bismillah ve billah ettahiyyâtu.. "

2642 - Yine Ebü Hüreyre ( radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah ( aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Abdesti olmayanın namazı da yoktur. Üzerine besmele çekmeyenin abdesti yoktur."
Ebü Dâvud, Tahâret 48, ( 101,102); İbnu Mâce, Tahâret 41, ( 399); Tirmizî, Tahâret 20, 25.


3387 - Ebu'l-Müleyh, bir adamdan naklen demiştir ki: "Ben Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ın terkisinde idim. Hayvanın ayağı kaydı. Ben, "Kör şeytan!" demiş bulundum. Bana:


"Böyle söyleme, zira böyle söylersen o büyür, hatta ev kadar olur ve "kendi gücümle onu yere attım!" der. Fakat sen: "Bismillah! de, zira böyle söylersen o küçülür ve sinek kadar olur." Ebu Davud, Edeb 85, ( 4982).

3842 - Hz. Aişe h( r.a) anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Sizden kim bir şey yerse "Bismillah ( Allah'ın adıyla)" desin. Bidayette söylemeyi unutmuşsa, sonunda şöyle söylesin: "Bismillahi fi evvelihi ve âhirihi ( başında da sonunda da Bismillah)."

3843 - Vahşi İbnu Harb an ebihi an ceddihi Vahşi İbnu Harb el-Habeşi anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın Ashabı dediler ki: "Ey Allah'ın Resûlü! biz yiyoruz, ancak bir türlü doymuyoruz ( ne yapalım)?" Bunun üzerine, Resûlullah: "Ayrı ayrı yemekte olmayasınız?" diye sordu. "Evet" dediler. Resûlullah da: "Öyleyse yemeğinizde toplanın ( bir sofra kurarak hep beraber yiyin), yemeğe Allah'ın ismini zikrederek ( Bismillahirrahmanirrahim diyerek) başlayın. Böyle yaparsanız yemeğiniz, hakkınızda mübarek kılınır." Ebu Davud, Et'ime 15, ( 3764); İbnu Mace, Et'ime 17, ( 3286).

3845 - Hz. Cabir ( r.a) anlatıyor. "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kişi evine döndüğü zaman içeri girerken ve yemek yerken Allah'ın adını zikrederse, şeytan ( avanelerine): "Size burada gecelemek de yok akşam yemeği de yok!" der. Ama kişi, eve girerken Allah'ı zikreder fakat akşam yemeğini yerken zikretmezse, şeytan ( avenelerine): "Akşam yemeğine kavuştunuz ama burada gecelemeniz mümkün değil!" der. Adam eve girerken ve yemeğe başlarken "Bismillah!" diyerek Allah'ı zikretmezse, şeytan ( avanelerine): "Yemeğe de yetiştiniz, yatmaya da!" der."
Müslim, Eşribe 103, ( 2018 ); Ebu Davud, Et'ime 16, ( 3765).


3915 - İbnu Ömer ( r.a) anlatıyor: "Tebük'te Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a hrıstiyanların yaptığı peynir ( kalıbı) getirilmişti. Bir bıçak istedi. Besmele çekip kesti ve yedi."
Ebu Davud, Et'ime 39, ( 3819).


4002 - Osman İbnu Ebi'l-As ( r.a)anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a müslüman olduğum günden beri bedenimde çekmekte olduğum bir ağrımı söyledim. Bana: "Elini, vücudunda ağrıyan yerin üzerine koy ve şu duayı oku!" buyurdu. Dua şu idi: Üç kere: "Bismillah" tan sonra yedi kere, "Eûzü bi-izzetillahi ve kudretihi min şerri mâ ecidu ve uhâziru." "Bedenimde çekmekte olduğum şu hastalığın şerrinden Allah'ın izzet ve kudretine sığınıyorum" diyecektim.

Bunu birçok kereler yaptım. Allah Teâla hazretleri benden hastalığı giderdi. Bunu ehlime ve başkalarına söylemekten hiç geri kalmadım."
Müslim, Selam 67-( 2202); Muvatta, Ayn 9, ( 2, 942); Ebu Davud, Tıbb 19, ( 389); Tirmizi, Tıbb 29, ( 2081).

6871 - Muhammed İbnu Abdirrahman İbni Ebi Bekr ( r.a) anhüm anlatıyor: "Ben İbnu Abbas ( r.a) anhüma'nın yanında oturuyordum. Ona bir adam gelmişti. "Nereden geliyorsun?" diye sordu. Adam: "Zemzemden!" dedi. İbnu Abbâs: "Ondan gerektiği şekilde içtin mi?" diye sordu. Adam: "Nasıl?" deyince açıkladı: "Zemzem içerken kıbleye döneceksin. Besmele çekeceksin. Üç kere nefes alıp kana kana içeceksin. İçip bitirince aziz ve celil olan Allah'a hamdedeceksin. Zira Aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurdular: "Münafıklarla bizim aramızdaki fark, onların zemzemi kana kana içmemeleridir."


6922 - Hz. Aişe ( r.a) anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm ( bir defasında) Ashabından altı kişiyle beraber yemek yiyordu. Bir bedevi gelerek ( hazır) yemeği iki lokmada ye( yip bitir)di. Resulullah aleyhissalâtu vesselâm: "Eğer bu ( müsafir) "Bismillah" deseydi, ( yemek) hepinize yeterdi. Öyleyse biriniz yemek yediği vakit "Bismillah" desin: Yemeğin başında "Bismillah" demeyi unutacak olursa, ( hatırlayınca) "Bismillahi fi evvelihi ve âhirihi ( başında da sonunda da bismillah)" desin!" buyurdular."


7124 - Hz. Ebu Hureyre ( r.a)anlatıyor: "Resülullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kişi evinin -veya apartmanın- kapısından çıkınca, adama müekkel ( nezaretçi) iki meleği vardır. Adam: "Bismillah" deyince onlar: "Doğruya irşad edildin" derler. "Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh" deyince, melekler: "Korundun" derler. Adam: "Tevekkeltü alâllah" deyince onlar: "İşin ( sana bedel) görüldü" derler.


( Resülullah aleyhissalâtu vesselâm devamla) dedi ki: "Sonra adamın iki karîni ( yani onu günaha sürüklemek isteyen insî ve cinnî iki şeytanı) onu karşılarlar. Melekler ( o şeytanlara): "Hidayete erdirilen, işi ( Allah tarafından) görülen ve muhafaza altına alınan bir kimseden ne istiyorsunuz?" derler "

( Besmele ile işe başlayanın günahları af olur.) [İ. Rafii>
( Yemeğe Besmele ile başlayıp, sonunda Elhamdülillah diyenin, daha sofra kalkmadan günahları af olur.) [Taberani>
( Besmele ile yenen yemek bereketli olur.) [İbni Mace>
( Sıkıntıya düşen, “Bismillahirrahmanirrahim ve lâ havle ve lâ kuvvete illa billahil aliyyil azim” derse, her türlü sıkıntıdan kurtulur.) [Deylemi>
( Bin kere Besmele okuyanın dört bin büyük günahı af olur.) [Tergibus-salat>
( Helaya girerken çekilen Besmele, cinlere perde olur, avret yerlerini göremezler.) [T. Salat>
( Besmele yazılı bir kağıdı, yerden kaldıran sıddıklardan yazılır.) [Tergibussalat>
( Besmelesiz koku sürünen, şeytanlara da koku sürmüş olur.) [İbni Sünni>
Şeytandan korunmak için, yemeğe Besmele ile başla!) [Taberani>
( Su içerken Besmele çek, bitince de, Elhamdülillah de ve üç nefeste iç!) [İbni Sünni)
( Yemeğe başlarken, Besmele çekin! Eğer unutursanız, hatırladığınız zaman “Bismillahi alâ evvelihi” deyiniz!) [Tirmizi>
Bismillahirrahmânirrahim ile başlamayan her iş bereketsizdir, devam etmez ve köksüzdür ( Müsned 2/259).


--------------
Hadisler

(Besmele ile başlanmayan her önemli iş noksan kalır.) [Beyheki]

(Eve girerken Besmele çekilirse, şeytan, “Bu eve girmeme imkan yok” der, dönüp gider.) [Tibyan]

(Amel defterinde 700 Besmele bulunanı Allah Cehennemden çıkarır.) [Tergibussalat]

(Besmele ile yazı yazanın haceti kolaylaşır, Allah’ta razı olur.) [Deylemi]


(Besmele ile işe başlayanın günahları af olur.) [İ. Rafii]

(Yemeğe Besmele ile başlayıp, sonunda Elhamdülillah diyenin, daha sofra kalkmadan günahları af olur.) [Taberani]

(Besmele ile yenen yemek bereketli olur.) [İbni Mace]

(Sıkıntıya düşen, “Bismillahirrahmanirrahim ve lâ havle ve lâ kuvvete illa billahil aliyyil azim” derse, her türlü sıkıntıdan kurtulur.) [Deylemi]

(Bin kere Besmele okuyanın dört bin büyük günahı af olur.) [Tergibussalat]

(Soyunurken çekilen Besmele, cinlere perde olur, avret yerlerini göremezler.) [İ. Ebiddünya]


(Helaya girerken çekilen Besmele, cinlere perde olur, avret yerlerini göremezler.) [T. Salat]


(Besmele yazılı bir kağıdı, yerden kaldıran Sıddıklardan yazılır.) [Tergibussalat]


(Besmelesiz koku sürünen, şeytanlara da koku sürmüş olur.) [İbni Sünni]


(Şeytandan korunmak için, yemeğe Besmele ile başla!) [Taberani]

(Su içerken Besmele çek, bitince de, Elhamdülillah de ve üç nefeste iç!) [İbni Sünni]

(Yemeğe başlarken, Allah’ın adını anın, yani Besmele çekin! Başında Besmele çekmeyi unutan, hatırladığı zaman, "Bismillahi alâ evvelihi ve ahirihi" desin!) [Ebu Davud, Tirmizi, Hâkim]

Ayetler

"Mektup Süleyman'dandır, Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla (başlamakta) dır."
Neml / 30.


(Nuh) dedi ki: "Gemiye binin! Onun yüzüp gitmesi de, durması da Allah'ın adıyladır. Şüphesiz ki Rabbim çok bağışlayan, pek esirgeyendir."

Hud / 41.


“Kendileri için nelerin helâl kılındığını sana soruyorlar; de ki: Bütün iyi ve temiz şeyler size helâl kılınmıştır. Allah'ın size öğrettiğinden öğretip avcı hale getirdiğiniz hayvanların sizin için yakaladıklarından da yiyin ve üzerine Allah'ın adını anın (besmele çekin). Allah'tan korkun. Allah'ın hesabı pek çabuktur.”

Maide / 4.


“Allah'ın âyetlerine inanıyorsanız, üzerine O'nun adı anılarak kesilenlerden yiyin. Üzerine Allah'ın adı anılıp kesilenden yememenize sebep ne? Oysa Allah, çaresiz yemek zorunda kaldığınız dışında, haram kıldığı şeyleri size açıklamıştır. Doğrusu birçokları bilgisizce kendi kötü arzularına uyarak saptırıyorlar. Muhakkak ki Rabbin haddi aşanları çok iyi bilir.”

En’am / 118-119.


BESMELE ÇEKEN KADIN ( ibretlik hikaye)

Bir kadın her söze ve işe başlarken besmele çekermiş. O kadının birde münafık kocası varmış. Besmele çekmesine çok kızarmış. Hanımını besmele ile ilgili bir işte mahcup etmeye karar vermiş. Bir gün hanımına içerisinde para bulunan bir kese verir. "Bunu sakla, sonra sende isterim" der. Hanımı keseyi besmeleyle bir yere koyup üzerini örter. Kocası hanımın haberi olmadan gidip keseyi alır ve kuyuya atar. Sonra gelip hanımından keseyi getirmesini ister. Kadın keseyi koyduğu yere gidip, besmele çeker Allahü Teala o anda Cebrail aleyhisselama, yeryüzüne inip keseyi kuyudan alıp yerine koymasını emreder. Cebrail aleyhisselam keseyi kuyudan alır suları akar bir vaziyette yerine koyar. Kadın keseyi almak için elini uzatınca keseyi ıslak bir halde bulunca "bu kese nasıl ıslandı" diye hayretler içinde kalır. Hiçbir şeyden habersizce kocasına götürüp verir.
Bu durum karşısında hayretler içinde kalan kocasıda hemen tevbe edip salih bir müslüman olur. Bundan sonra her ise başlarken, birşey yaparken besmele çekerek başlar.

-----------------
Kaynaklar :
Kurani Kerim
Hadis Kitaplari
Ceşitli internet Sayfalari
Başağaçlı Raşit Tunca
Tariqatı Raşidi

 
Rasidi-Tarikati Vücud Rabıtası

Raşidi Tariqatında Vücud Rabıtası

 

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اصْبِرُواْ وَصَابِرُواْ وَرَابِطُواْ وَاتَّقُواْ اللّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Yâ eyyuhâllezîne âmenusbirû ve sâbirû ve râbitû vettekûllâhe leallekum tuflihûn.

Meali :

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ey iman Edenler Allaha yaklaşmak icin onunla irtibat kurmkada sabirli veya azimli olun yani gayrert edin yani rabita edin irtibat kurun ve bundada gayretli olun hemn olmadi demeyin deneyin ve sabirla denemeye devam edin, bilirseniz kurtuluş ondandir. yani RABITA kurabilmekdedir.irtibat kurabilmekdedir.

Sadakallahul Aziym ÂLİ İMRÂN Suresi 200. ayet

 

وَأَعِدُّواْ لَهُم مَّا اسْتَطَعْتُم مِّن قُوَّةٍ وَمِن رِّبَاطِ الْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِهِ عَدْوَّ اللّهِ وَعَدُوَّكُمْ وَآخَرِينَ مِن دُونِهِمْ لاَ تَعْلَمُونَهُمُ اللّهُ يَعْلَمُهُمْ وَمَا تُنفِقُواْ مِن شَيْءٍ فِي سَبِيلِ اللّهِ يُوَفَّ إِلَيْكُمْ وَأَنتُمْ لاَ تُظْلَمُونَ

Ve eıddû lehum mâsteta'tum min kuvvetin ve min rıbâtil hayli turhibûne bihî aduvvallâhi ve aduvvekum ve âharîne min dûnihim, lâ ta'lemûnehum, allâhu ya'lemuhum, ve mâ tunfikû min şey'in fî sebîlillâhi yuveffe ileykum ve entum lâ tuzlemûn(tuzlemûne).

Meali :

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

ona cagrildiginiz zman yani mehdi sizi cagirdiginda ona kapazteniz ve ve gücünüz neye kdar yetikrorsa onunla ruhi veya menfi olrak baglnati kurun irtibata gecin rabita edin ve allahin ve sizin düşmanlariniza karşi onunla birlite olun ve cünkü onun Allahi bildigi kadar, siz allahi bilemezsiniz, bu onunla irtbat kurdada sarfedecigniz her bir ameliniz icin aynen tiwiterde ve ya facde senin bir arkadaşin twite online degil bile olsa onun hesabina mesaj birkaibildigin gibi o twitereni ve faxcesini acinca size nasil geri dönüş yapiyorsa sizde bu yolda onunl amaddi manevi masden veya ruh yolu ile rabita ve irtibata gecin ve ve sonunda o size dönüş yapacakdir umulurki unutulanlardan olmazsiniz.

Sadakallahul Aziym ENFÂL Suresi 60. ayet

 

وَمَن يُطِعِ اللّهَ وَالرَّسُولَ فَأُوْلَئِكَ مَعَ الَّذِينَ أَنْعَمَ اللّهُ عَلَيْهِم مِّنَ النَّبِيِّينَ وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدَاء وَالصَّالِحِينَ وَحَسُنَ أُولَئِكَ رَفِيقًا

Ve men yutiıllâhe ver resûle fe ulâike meallezîne en’amellâhu aleyhim minen nebiyyîne ves sıddîkîne veş şuhedâi ves sâlihîn(sâlihîne), ve hasune ulâike rafîkâ.

Meali :

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve kim, Allah'a ve Resûl'e itaat ederse, o taktirde işte onlar, Allah'ın kendilerine ni'met verdiği nebîlerle (peygamberlerle) ve sıddîklerle ve şehitlerle ve salihlerle beraberdirler. Ve işte onlar ne güzel arkadaştır.

Sadakallahul Aziym NİSÂ Suresi 69. ayet




---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Mü’min Mü’minin aynasıdır”. Yani TIBDAKi AYNA Nöron fonksiyonu

( Hadis-i Şerif , Ebu Hureyre’den; Selamet Yolları, C.4, S.650)

Sevgili Peygamberimiz (a.s.v.) buyurur:

“ Allah’ın dostları içinde öyle kimseler vardır ki

onlar, Nebi ve Şehid değillerdir. Fakat kıyamet gününde Allah Taala’nın kendilerine bahse-

ttiği lütuf ve makamlardan dolayı Nebi ve Şehidler onlara gıpta ederler.

Ashab: ‘Ya Resulallah! Onlar kimlerdir, haber verir misiniz? Diye sorduklarında; Resulullah (s.a.v.):

‘Onlar, aralarında herhangi bir neseb bağı ve maddi alışveriş bulunmadan Allah’ın

muhabbeti ve rızası için birbirlerini sevenlerdir. Vallahi onların yüzü Nur gibi parlamakta

ve kendileri de Nurdan minberler üzerinde oturmaktadır. İnsanlar korktukları zaman Onlar korkmazlar; insanlar üzüldükleri zaman onlar üzülmezler; buyurdu ve sonra:

‘ Haberiniz olsun! Allah’ın Velilerine asla bir korku ve hüzün yoktur’. (Yunus:62-63)

( Hadis-i Şerif , Ebu Davud, Buyu’ , 76 (No: 3527); Suyuti, ed-Dürrül Mensur, 4, 372; Şevkâni, Fethu’l- Kadir, 2-458 )

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَابْتَغُواْ إِلَيهِ الْوَسِيلَةَ وَجَاهِدُواْ فِي سَبِيلِهِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekûllâhe vebtegû ileyhil vesîlete ve câhidû fî sebîlihi leallekum tuflihûn.

Meali :

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ey iman edenler Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenlerAllah’a karşı takva sahibi olmak isteyenler ona yaklaşmayi isteyenler O’na ulaştıracak vesileler arayin. Ve o yolda gayret edin. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.

Sadakallahul Aziym MÂİDE Suresi 35. ayet

RABITA : Kelime olarak baglanti demek veya ayni kökden "irtibat" dediginde yine baglanti kurmak, aynen WIFI baglantisi gibi, yine "Raptiye" demek de ayni kökden yani birşeyi bir yere tutturmak manasi vardir, eger kalp icin kullanilirsa, kalbi kalbe baglamak, ruh icin kullanilirsa, ruhu ruha baglamak, veya hatta öyleki, el icin kullanilirsa, eli ele baglamak olur, kol icin, kolu kola baglamak demek olur

"Deki Ey YAAAR

Yetişenlerin en hayirlisinini ismi ile de ve o sevdginin ismi - ismimi söyle sonra deki : elim onun eli, kolum onun kolu, kafam onun kafasi, ayaklarim onun ayaklari, ve cübbem ve elbisem onun cübbesi elbisesi de, rabita et ve yapmak istediklerini öyle yap, belki derdine dermaaaan oluverir."

Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Allah Teâla Hazretleri şöyle ferman buyurdu:

"Kim benim veli kuluma düşmanlık ederse ben de ona harp ilan ederim. Kulumu bana yaklaştıran şeyler arasında en çok hoşuma gideni, ona farz kıldığım (aynî veya kifaye) şeyleri eda etmesidir. Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam eder, sonunda sevgime erer. Onu bir sevdim mi artık ben onun işittiği kulağı, gördüğü gözü, tuttuğu eli, yürüdüğü ayağı (aklettiği kalbi, konuştuğu dili) olurum. Benden bir şey isteyince onu veririm, benden sığınma talep etti mi onu himayeme alır, korurum. Ben yapacağım bir şeyde, mü'min kulumun ruhunu kabzetmedeki tereddüdüm kadar hiç tereddüte düşmedim: O ölümü sevmez, ben de onun sevmediği şeyi sevmem."


Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem RABITA İLE İLGİLİ KUDSİ HADİSLERDE Buyurdular

1-“İnsanı-Âdem’i kendi suretimde yarattım”.

(Buhari ve Müslim’den; Kudsi Hadisler, C. 1, s.172 Ahmed b. Hanbel, Müsned, C. 2, S.244; Gazali, İhya,C.2, S. 417)

2-“İnsan benim sırrımdır, Ben de insanın ”.

(Sırrül Esrar, Seyyid Abdülkadir Geylani)

3-“Allah’ın huyu (Sıfatı) ile huylanınız”.

(Sırrül Esrar, Seyyid Abdülkadir Geylani)

4-“Ne arzım (yeryüzü), ne semam (Gökyüzü) beni ihata edemedi. Ancak Takva sahibi,tertemiz ve Verâ sahibi Mü’min kulumun kalbi Beni ihata etti”.

(Kırk Hadis, Sadreddin Konevi, s.82)

5-“Allah, mahlukatı zulmette yarattı; sonra onların üzerine Nurundan saçtı. O Nurdan kime isabet ederse hidâyet bulur. Her kime isabet etmezse dalâlette kalır”.

(Tirmizi, İman,18 (Hadis No: 2642); Ahmed b. Hambel, Müsned, II. 176.)

6-“Beni gören gerçekten Hakk’ı görmüştür ”.

( Buhari, Tâbir, 10; Müslim, Rü’ya, 11, Dârimi, Rü’ya, 4 (Hadis No; 2140). Nevevi, Sahih-i Müslim Şerhi, 11, 25-26.)

7-“Biriniz Namaza kalkıp kıraata başladığında ancak Rabbine münacaat etmiş olur.Bilsin ki o anda Rabbi, Kıble ile kendisi arasındadır”.

(Buhari, Salat, 39; Beyhaki, Es-Sünenü’l- Kübra 2, 292 (Hadis No; 3592).)

8-Ebu Zer Gıfari Hazretlerinin, Resulü Muhterem (s.a.v.) Efendimizden rivayetine göre Allahu Taâla şöyle buyurmuştur:

“Bir hasene (iyilik) işleyene onun on misli veya daha fazlası verilir. Bir fenalık

edene de onun bir misli verilir, yahut mağfiret ederim. Bana bir karış yaklaşana Ben bir arşın ve bir arşın yaklaşana da bir kulaç yaklaşırım. Bir kimse Bana yürüyerek gelirse, Ben ona koşarak gelirim. Bana şerik (ortak) koşmayan, küfretmeyen bir adam yeryüzünü dolduracak kadar günah ile Bana kavuşsa, Ben onu

o kadar mağfiretle karşılarım”.(Kudsi Hadis’i Müslim rivayet etmiştir.)

9-“Ey dünya! Bana hizmet edene hizmet et, sana hizmet edeni hizmetinde kullan”.

(Kudai, İbn-i Mes’ud (r.a.)’den rivayet etmiştir.)

 

TELEPATi VE RABITA TELEFONUNU KULLANMAK VE LEVHi MAHFUZDAN OKUMA SANATI

insan konuşurken, veya kuran okurken, dil damakda bir yerlere kendini vea ucunu vuruyor, aynen bilgisayar klavyesi gibi damakda da bir klavye var demek olur bu, ve beynin, dilinin o vurmlari sonucunda, frekans bazinda bir sinyal yayiyor kainata, ve senin kalbin ise hislerin bazinda ayni sinyali, kalpden kainata yayiyor, yine sag tarafinda, kalbin karşisindanda ruhdlardan ruhlara sinyal gidiyor, işde Allah baştaki ayette, "bunu deneyin (Rabita yapmayi irtibat kurmayi) gayret edin diyor, rabita etmeye gayret edin diyor.

Resulullah (sallallahü aleyhi ve selem ) buyurdu ki ;

“Kişi sevdiği ile beraberdir.”

( Hadis-i Şerif )

 

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَكُونُواْ مَعَ الصَّادِقِينَ

Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekûllâhe ve kûnû meas sâdikîn .

Meali :

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ey iman edenler (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyen kimseler)! Allah’a yaklaşmak için sadıklarla beraber olun.

Sadakallahul Aziym ÂLİ TEVBE Suresi Âyet 119. ayet

Bu ayet rabitanin nasil yapilmasi gerektigni anlatiyor, yani kişi sevdigi ile baraberdir ile bu ayet birleşince, sen muhammedi seversen, muhammedleşirsin, kediyi seversen kedileşir, köpek seversen köpekleşir, kurt seversen kurtlaşir, tilki seversen tilkileşirsin,gofret seversen gofretleşirsin, ve yine dedikya "......cübbesi cübbem elbisem." diye rabita et dedik, ve öyle olunca ben turuncu seviyorsam, seninde turuncu giyinmen, kürkümden giymen demek olur, yani nereye gitsen, bu kürk görülünce, önce giydigin benim kükümdesse, ve ben turuncu kürklü bir alsansam, san bakincada ilk aslan akla gelir, bak aslan gelmiş, tilki kürkü ise, bak tilki gelmiş, der insanlar, ve hyvanlar hatta bitkiler, hatta melekler bile. öyle olunca "sari öküzün yaninda duran, ya huyundan ya tüyünden" diyen atalar boşuna dememişler.

öyle olunca rabita ile insan, telepati ile yani,ayna nöron sistemiyle karşidakine konuşabilir, ona seslenebilir, onun sesinide duyabilir, yine telepati yöntemi ile, aynen nikola tesla gibi, beynindeki elektrigi lambaya aktarabilir, beyin gücü ile yine cocuk dahi dogabilir, ayni yöntem ile, amma Alahin müsade ettigi kimselere sadece, aynin isa yöntemi, meryem ve isa ve mehdi yöntemi ile, yani öyle olunca gecen dedikki : mehdi öyle bir kimseki hadisde gecen "bazi kimseler, cennetin her kapisindan cagrilcak" dedik yani öyle olunca, taaaaa ayasofya camisini yaptiran bir hiristiyanda mehdiye aşik, taaaaa muhammed zamanindaki bir ayşe bile mehdiye aşik, yine ashabdan birileri, yine hatta erkeklerde dahi aşiklar var, kadinlar kizlar aşik, kişi sevdigiyledir olunca, bugün mehdi dünyaya gelince, onun yaninda ayşeler, ayşe olmuş Hz hacerler hacer, bazi ayşeler ayşegül olmuş, raziyeler raziye, öyle olunca, kim sevmemiş ki onu, ve ona aşik olmamişki, taaaa isa dan ibrahim vaktine kadar herkes, o son askere aşik, dünya gözellige cevircek olan o adama, o gence aşik, ve öyle olunca bütün rahimlerden, girip dünyaya gelmek ona serbest, öyle olunca, dün ashabdan, isa ashabindan olan ayasafiye, veya hatta daha ileri gidelim hz havva da, o cocuguna aşik, yani ayasafiyenin en eski versiyonu hz havva, ve onlar son bir askerin gelecegini dünyayi mutluluga bogup cennete cevircegini duyunca, bunlar havva ile adem navilerine mehdi yazdilarki, taaki mehdi vaktine varabilsinler, ve gelmişlermi evet şimdi binler adem var, binler havva var, ve Eva lar var, yani yine ayasfiyeler var, safiye havva annemizin esas ismidir, öyle olunca, Havva cennete girme vakitlerinin, onun zamani oldugunu bildiklerinde, ikiside yine ona aşik, öyle olunca, şimdi bir havvadan cocuk yaparsa mehdi, amma bu evlenipde olur, amma bu isa yöntemi ile, ruh babasi olarkda olur, yani öyle olunca havvayi kendine anne etmiş olur bu, sen ey havvanin kocasi olan ahirzman ademi, ve babasi itiraz etme, dün ona ulaşmak demek, cennete varmak demekdi anladinmi, şimdi o vakte ggelmişken, hadi gir cennete denince, sen kiypitirsan, ben niye onun cocugunu dogurcan, yahut ben niye onun cocuguna babalik etcen dersen, sizin hepinizi bu cennetten sürer cikaririn sonra, anladinmi idiyot, bana bütün kapilar acik, yillardir cagirdiginiz aşiklik cektiginiz benin lan (BibBiiiiiib) , daha ne istiyon, bana bütün kapilar bu yüzden acikken sen kimsinde benim o cennete girmemden ve annem olmakdan kacacan, yada babalik etmekden kacacan, (BibBiiiiiib) trottel, o bir şerefdir yillardir peygamberlerin bile imrendigi, istedigi bir insandir o, onun yeni kücük parlacalarina anne baba olmak demek, babasi icin, "başkasinin cocgunu kucaga almak demek, ne demek, istemem ben öyle babalik, istemem öyle annelik" diyenler var. lan trottel, bak eger elma seviyorsan, elmalari pazardan seviyorsan sece sece gidip aliyon, peki onu eken kim, diken, tohumlayan, sulayan kim, sordunmu? sormadin, amma seve seve aldin geldin, yiyon. peki mehdi senin evine bir mehdi elmasi meyvasi dikdiyse, onu sevmeyecenmi, sevmedenmi yiyecen trottel, yine sokakda bir kedi gördün, canin cekti şunu bir seven dedin, cokda sevimli, amma onun anasi kim, babasi kim biliyonmu, bak gitdin sirtini ovazladin kucagina aldin sevdin, ne oldu tahtindanmi düşdün, hatta ben bu kediyi alcan bunu evimde bakcan, sevecen besleyecen dedin, kediyi sevebiliyonda, bu mehdi cocugunun, bu kedi kadarmi kiymeti yok lan (BibBiiiiiib) ,
bazilari cocuk yapar büyüsünde tarlada takkada calişsin diye yapar, yani ona cocuk degil IRGAT lazimdir kari degil IRGAT lazimdir, ve hani deerlerya "eşşek cennetini boylarsin, diye bu IRGAT bekleyen adamin cocugu olcak cocuk, taa yola cikmiş amma, ne olcak, ola ola irgat yada hizmetli eşşek olmak icin, yani gidecegi varacagi cennet eşşek cenneti yani, yine birisi dediki onun(mehdinin veya muhammedin) bahcesinin gülü olaydim. onun cenneti mehdinin bahcesi oldu demekdir, bazilari ise işde eşşek besler büyütür, ve o kadar eşşeklige merak sarmayin tabanca kocaman diye, cäünkü kabiz adam demek eşşeklik. niye deyince bir TIRCI tanidigim vardi, dedi "TIR da her gün her saat Irlana sallana git git, dedi barsaklar, aynen cuvala basa basa doldurulan ot cuvali gibi, yediklerin arabada Irlanmakdan press yapiyor yani sıkıştırılıyor yani, insan kabiz oluyor dedi, yani kabiz adamlar, orasi cukur hopla, burasi cikintili ZIPLA ve sallanmakdan, barsaklarindakiler preslenmiş adamlar, ve öyle olunca KABIZ adam iki günde ücgünde bir ve kocamanca ..... anladaniz degilmi, ve insan ve cocuk icin atalar "Sıçtığı bokdan belli olur" derler ya, öyle olunca, sıçtığın neyse sende işde .....
----------------
Yahut yillardir ashab bile ona varmak icin yanmiş tutuşmuşken, şimdi mehdiyi bedava bulan bu a h maklar, haşari eşşeklik edip, aynen Eymen in babasi gibi, ben bakman ona diyenler var. s i k dir mina koydmunun uyuzu, inşallah yarin haşari eşşekler olarak haşrolursun, ve sen isteye isteye megerse eşşek cennetini istemişsin (BibBiiiiiib Kafa) , cünkü eşek siker, ve bakmaz cocuga bir daha yani.

Mehdinin ve isanin meryemin yöntemi ise, mehiye bu yöntemi ögreten ve müsade eden, Allah. meryemin karşisina onu götürüpde, senin bu annen deyipde, sen bundan dogacan deyince, meryem olmaz ben bakireyin dedi salak, dedi mehdide bakire olsan ne yazar, ben senden dogacaksam banane senin bakireleginden, ben icden yirtar yine cikarim, önemli olan benim o cennete rahme girmem zaten, Allah beni alip gelip meryemin icine kutsal ruhu koyduysa, hemde kIZ oglan KIZ kutsal bakire meryeme, sen (BibBiiiiiib) ikinci el, ücüncü el kadin, bize anneligi cokmu gördün, (BibBiiiiiib) trottel, o cocuklarini kürtaj ettiren aldiran öldürtenlere sözüm, ama mesela sen kim oldugunu bile tanimadigin falancanin dikdgi, ignesiyle sikdigi elbiseyi giyersin, benim cübbem benim evlatalarima annelik sana agir gelir haaaa, degilmi trottel, ben hem idrisin hem ilyasin hem HIZIRIN hem isayin hem mehdiyin desemde inanmazsin degilmi?
ve mehdiyi öyle sevdilerki birsi dedi onun vaktinde olsadimda onu seven biriside ben olsaydim oldumu oldu, birde dedi onun sevdigi biriside ben olaydim dedi olmud oldu,bvirde dedi kapi komşusu ben olsaydim, oldumu oldu biris ebenim oglum olsaydi oldumu oldu,biri dedi dedsi biri dedi benim oglum olsyydi , biri dedi yari yareni olsaydim,biri dedi onun köyünden biride ben olsaydim, oldumu oldu, bir dedi dei en azindan onun oturdgu melkete otruna biri oilaysdim, oldumu oldu, birde dedi bahcesinde gül olsadim oldumu oldu bahcesidneki bir cicek ben olaydim oldumu oldu, dalindaki bülbül olaydim dedi oldumu oldu, cocugunun anasi olsaydim dedi, oldular, .....
amma simdi haydi sizden sizin cennetinizden dogan sizin bahcenitzdeki gülde ben olan deyince kimsenin işine gelmiyor

Madem sözünde duramayackdin, o zaman garerince sev ey sevgili, mehdinin gülü olsaydim, bülbülü olsaydim, caydanlgi olsaydin, sevdigi yari olsaydim, sana biraz büyük gelir oziman :

internete bir bilgisayari bulmak icin "ping atmak" diye birşey var, ve onunla sen 1Kb degerinde bir dosyayi atarsin bir bilgisayar yada server ismine, onun gidip gelişi ile, ne kadar uzakda veya nerde oldugunu tespit edersin, onu bulunca, hackerler işde onun bilgisayarina girmek icin kullanirlar bunu, ve öyle olunca yine yarasa yaratmiş Allahu teala ve yarasa işde ayni sistemi kullanir, ve oda bir sinyal yollar dalga yollar, ve ve o dalganin gidip gelişini hesap eden bir beyni metrixel bir beyni vardir ve o kac seniyede geri döndü bakar ve aradaki mesafeyi bilir, yani o yüzden gecede karanlikda görebilmesi böyledir dalga yolu ile algilar cünkü o yani, yine kedilerde kedi gözü denen infrarot göz vardir, yine dalga sistemi ile gece görebilir onlardaki ise gözü görecegi nesninin üzerine infrarot denen dalga boyutunda ışık gönderir ve o ışık ile o nesneyi görür, yani lamba tutmak gibi, ancak o gündüz gözüne ışık depo edip doldururmuş, ve aynen fosfor elmentinin görevi gibi, depo edip sonra harcamak gibi bir sisistem. Yine yunuslar sonar sistemi kullanir yine ayni ping sistemi, fakat oda denizdeki su daki dalga yayilimini hesap edebilen bir sistem, ve öyle olunca dinde selami veren, hem vermek hem almak zorunda degildir, yani selami verince, şayet kimse almazsa, o zaman kendisi geri almakla sorumnludur, öyle olunca, yani selam dalgasi ile giden bir dalga, ve oraya ping atinca, ondan cevap vermesini beklemek gerekir, o cevap verince, ha burda birileri var, ahmet var, mehmet var demek gibi, amma orda birileri olmasina ragmen almiyorlarsa, o zaman bunlar mümin degil, müslüman degil diye algilayabilirsin, yine rabita ile, bir kimseye baglanmak icinde, önce onu bulman lazim, nerde ve onu bulmak icin ping atman lazim, yani işde nakşi tarikatindaki ve diger bazi tarikaltarda yeni sofilere akşam namazindan sonra rabita dersi verilir, ve şeyhinin siluetini gözleri kapali görmeye calişmak icin hergün 5 dakika 10 dakika oturup gözlerini yumar calişdirilir, amma yani önce onun şeyhin bir resmini yada kendini önceden görmüş olmasi lazimki gözlerini yumunca gördügü, şeytanmi, yoksa şeyhimi, yada başkasimi inmi cinmi, ve hmen oluvercek birşeyde degil görmeye calişmasi lazimki, görmeye calişdigi kimseyide kim bilsinki, sonra o siluette birine baglanmaya calişir, ve onunla mülakat edebilinceye kadar, bu derse devam edilir, şeyhi ne kdar uzakda olursa olsun, onu, gözlerini kaptinca görebilcek dereceye ermek demekdir,

 

وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِهِ نَفْسُهُ وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَرِيدِ

Ve lekad halaknâl insâne ve na’lemu mâ tuvesvisu bihî nefsuhu, ve nahnu akrabu ileyhi min hablil verîd.

Meali :

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve andolsun ki insanı Biz yarattık. Ve nefsinin ona ne vesveseler vereceğini biliriz. Ve Biz, ona şah damarından daha yakınız.

Sadakallahul Aziym KAF Suresi 16. ayet

yani sen nerde olursan ol allah seninle beraber, bu SIRRA mazhar olunca, sen o SIRRIN hakikatini keşfedince, şeyhin nerede olursa olsun, sen her an onunla olabilirsin, nasil vücüt giyme Rabitasi ile nasil?

"Deki

Yetişenlerin en hayirlisinini ismi ile de : ve o sevdginin ismi - ismimi söyle sonra deki : elim onun eli, kolum onun kolu, kafam onun kafasi, ayaklarim onun ayaklari, ve cübbem ve elbisem onun cübbesi elbisesi de, rabita et ve yapmak istediklerini öyle yap."


ve biz zikirimizde işde "Ya habiru, ya muhabiru" cekerizki, bize ping atan kim, bizi arayan soran kim varsa, ondan haberdar olabilmek icin, ve sonra da onlarin haber almak istedikleri hususdada, onlari haberdar edebilmek icin günde 10 defa "ya habiru, ya muhaberu" yani "haber alan ve haber veren" demekdir. bu sirra eren her askerimizde de ayni sir inkişaf eder cicek acar meyva verir.

o zaman rabita hak ise, rabita ile gözlerini yumunca görebiliyorsa, gözler yumunca uyuyunca görülen, insan rüyasinida kendi yönlendirebilir demek olur bu, yani rüyaya girebilir ve rüyadan cikabilir, ve öyle olunca işde rüyanin da bir frekansi varsa onun kaydedimesi mümkündür, neden hergün muhammed ashabinin rüyalarini tabir ederdi acaba demek yokmu, yani rüya ruhlarin seyahati demek, işde ulvi ruhlar işde rüyaya girebilirler ve öyle olunca rüyalar eger kaydedilirse, rüyalari kaydederiz sonra youtebeye yükleriz, dün gördüm acaba yorabilcek bir alim varmi, diye soranlar cok olcakdir he heee haaaa haaa degilmi

Rabbim bu ahirzmandaki Mehdi Rüyalarinizi hayallerinizi Hayirlara vesile KILSIN.

''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! ''

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.


 
Rasidi-Tarikatinda Sarik Varmidir

Raşidi Tariqatında Sarık Varmıdır ?

Evet Vardır, iki çeşit sarık vardır .


1-Turuncu sarık

2 -Beyaz sarık

Tarikat Mensupları, Tarikatın pirinden sarık dersi, almadan kullanmamalidir.
Ne zaman? Hangi sarık? ne için Takılır öğrenmiş ve ders almış sofiler takabilir.

 
Rasidi-Tarikati

impressum

iletişim

Hakkımızda

Soru Sor

Karoglan Portal

Blog

2017 ©Bütün Haklari Raşidi Tarikatına Aittir